Kabir Nedir ?

admin

14

Yok

Kabir Nedir ?

Günümüzde canlı örneklerini sıkça gördüğümüz ölmüşlerin ruhları ile alakalı İslam dışı fazlası program vardır.

Ölüleri ya da ruhlarını Tanrı ile insan arasında aracı halina getirmek (çok açık bir şirktir)

Yüce Tanrı’ın iradesinin ölüler yolu ile zuhur edeceğini düşünmek ve bu maksatla ölülerden yardım dileyerek medet ummak

Dorudan ya da dolaylı olarak ölülerin ruhlarına tapınmak

Yukarıda sıralananlar Tanrı’a açık olarak eş koşmaktır ve Cenab-ı Hakk’ın katiyen affetmeyeceği günahlardandır.

Tanrı kendisi dışında bir canlı ya da cansızdan medet umulmasını, tapılmasını, Tanrı’a ulaştıracağına yönelik aracı kılınmasını, Tanrı’ın arkadaşı diye şifacı ya da şefaatçi kılınmasını ve buna yönelik bütün inanç ve programları açık şirk olarak belirlemiştir. Tanrı’a eş koşmak ya da aracı kabul etmek açık bir küfürdür. Unutulmamalıdır ki, Kur’an nazil olduğunda Mekke halkının büyük fazlalığı şirke düşmüş insanlardı yani müşriklerdi. Müşrik demek bilinenin aksine Tanrı’a inanmayan değil, inanıp ona eş koşan ve aracılar kabul eden demektir. Mekke müşriklerinin fazlası putları ilah kabul etmemişti fakat onları Tanrı’la kendi aralarında aracı kabul etmişlerdi. Kabirlerden Medet Ummak amacıyla Dileklerini ve taleplerini direkt olarak Tanrı’a gerçekleştirme yerine bu putlara iletirler ve putların da bu talepleri Tanrı’a ulaştıracaklarına inanırlardı.
YÜCELTİLEN ÖLÜLERDEN VE ANIT HALİNE GETİRİLEN KABİRLERDEN MEDET UMMAK İSLAM DIŞILIKTIR

Yukarıda verilen müşriklerin hali bugün detaylı yatır adı altında ya da buna benzer mezarlara gidip heveslerde bulunanlardan hiçbir farkı yoktur. Tanrı direkt olarak kendine el açıp dua edilmesini bekler ve bunun amacıyla de özel bir mekâna lüzum yoktur. İnsan evinde otururken ya da yolda yürürken bile samimi gelen duygularla ve samimi bir şekilde Tanrı’a yalvarabilir ve dua edebilir. Tanrı’tan heveste bulunabilir ve niyaz edebilir. Yüce Tanrı her an her yerdedir ve oluşturulan duaları duyar ve bu dualar direkt olarak ona yapılmalıdır.

Kabirlerden Medet Ummak amacıyla bırakın mühim bir bireyi ya da Tanrı arkadaşı ya da sahabe diye birisinin mezarına gidip heveste bulunmayı, peygamber efendimizin mezarına gidip ve onu aracı kılarak heveste bulunmak bile açık bir şirktir. Birey her kim olursa olsun ve hem de peygamber dahi olsa ve bu peygamber Tanrı’ın dininin son temsilcisi efendimiz Hz. Muhammed dahi olsa katiyen putlaştırılmamalı, ulûhiyet verilmemeli ve aracı kılınmamalıdır. Peygamber dahi olsa o bir beşerdir ve fanidir. Tanrı’ın kendine verilen tebliğ vazifesini yerine getirmiş ve kendine verilen ömrü tamamlayarak bu fani yaşamdan göçüp gitmiştir. Bizim başımızın tacıdır ve son peygamberimizdir fakat o da bir insandır. Bu katiyen unutulmamalıdır.

Bu gün Hristiyan inanç dünyasının Hz. İsa’yı ne duruma getirdikleri gayet ortadadır. Kendisi bırakın ulu bir şahıs olmayı bundan sonra onun çok ötesindedir ve Tanrı’ın oğlu ve Tanrı’ın bir parçası mevkisine getirilmiştir. Tanrı’ın bir parçası olduğundan dolayı de aynı vakitte Tanrı kabul edilmektedir. İsa peygamber ilahlaştırılmış ve tanrılaştırılmıştır. İslam dünyasının bu gün içersinde olduğu hal budur ve teslis inancına sahiptirler. Artık onlar amacıyla İsa peygamber bir peygamber değil tanrının ta kendisidir.

İşte ulu Tanrı efendimizin dahi ilahlaştırılmaması amacıyla ve Hz. İsa’nın halina düşmemesi amacıyla kendisinin bir fani ve yalnızca bir tebliğ edici olduğunu Kur’an’da fazlası yerde dile getirmiştir.

Tüm bunların ışığında müminler bilmelidir ki, bir ölüden ya da bir ölünün mezarına giderek o bireyin ruhunu aracı kabul edip medet ummak, dua etmek ve heves ve dilekte bulunmak açık bir şirktir ve bireyi dinden çıkaran büyük bir günahtır.

0 YORUM VAR
YORUM YAZ

SON YORUMLAR
%d blogcu bunu beğendi: