Kuran^da Şiddet İle İlgili Yazılar – İlahi Dünyası
Uygulamamızı İndirmek İster Misiniz? ▼
×
İlahi dünyasi

Kuran^da Şiddet İle İlgili Yazılar

admin

183

Yok

Kuran^da Şiddet İle İlgili Yazılar

İslam dini şiddeti yasaklamıştır ve adaleti emretmiştir. Korku veren, emniyet duygusunu sarsan ve zulüm yaratan şiddet İslam’a göre suçtur. Adaletli olunmasını, zulümden kaçınılmasını emretmiş ve bunlara uymayanların azaba uğrayacağını Tanrı çok açık şekilde ulu kitabında bildirmiştir. Kur’an ayetleri bu konunun altını defalarca çizmiştir ve peygamberimizin programları ve hadisleri ile de bu cinsten davranışlar yasaklanarak resmen yasalaştırılmıştır.
İslam Penceresinden Şiddet Olgusu

Şiddet, güç sergilemenin bir karşılığıdır. Bunun kesinlikle güç gerektiren bir şiddet içermesi de gerekmez. Psikolojik baskı da bir şiddet türüdür. İnsanları istemedikleri bir eyleme zorlamak bir şiddettir. Olumsuz şartlar altında çalıştırmak bir şiddettir. Emeğinin karşılığını vermemek bir zulüm ve bir şiddettir. Dolayısı ile şiddet denince akla kesinlikle fiziksel güç tüketimi gelmemelidir.

Elbette dinimizin yasakladığı içersinde zalimliğin ve haksızlığın bulunduğu şiddettir. Sadece hak eden şahsa ya da şahıslara şiddet uygulayarak güveni ve adaleti tesis ettiren şiddet dinimizce yasal görülmüştür ve hem de takdis dahi edilmiştir. Çünkü burada zalime karşı sarfedilen bir şiddet söz hususudur. Bu katiyen karıştırılmaması gereken bir konudur.

Elbette dinimizin önceliği barıştır ve barışın tesis edilmesidir. Şiddet uygulamadan barışın sağlanması asli düsturdur. Fakat şayet gerekiyorsa ve karşı doğrultu yaptığı eziyet, zulüm ve haksızlıktan ödün vermiyor ve eylemlerine devam ediyorsa burada mütekabiliyet döneme girer ve şiddet uygulayana aynı ölçüde karşılığı verilmelidir ve bu Tanrı’ın bir emridir.

Eğer bir şahıs ya da gurup şiddet uygulamıyor fakat yalnızca kanaat bazında bir karşı eylemde ve propaganda da bulunmakta ise burada döneme girecek olan tahammüldür ve sabırdır. Çünkü ayet gayet açıktır ve orada “Tanrı sabredenleri sever” der. Böylesi hallerde şiddete başvurulmaması Müslümanlara emredilmiştir. Yapılması gereken aynı argümanlarla karşı eylemde bulunmak ya da işi Tanrı’a havale edip konuyu kapamaktır. Taki karşı doğrultu fiziki şiddete kalkışana kadar. Kalkışırsa İslam kapsamında yapılacaklar bellidir. Kişi, takım ya da devlet sükûnete ve barışa çağrı edilir. Eylemlerini sonlandırması ve yaptığını tazmin etmesi istenir. Eğer buna yanaşmıyor ve eylemlerine devam ediyorsa burada kuşkusuz yapılması gereken de gayet açıktır ve Tanrı bu hususta da yapılması gerekenleri bizlere bildirmiştir.
İslam’da Şiddete Asla Yer Yoktur

İslam ve Şiddet hususu ile ilgili Tanrı fazlası ayetinde şiddet içermeyen karşı görüşlere karşı katiyen şiddet uygulanmamasını ve düzgün yollardan onlarla mücadele edilmesini emretmiştir.

En’am vakitı 8. ayet gayet açıktır ve“ Tanrı‘tan başkasına tapanlara sövmeyin” der. Burada yapılması gereken bu gibi insanlarla fikri ve ilmi mücadele etmektir. Mümtahine suresinin 8 ve 9. ayetleri de bu hususta çok net verileri ve uyarıları bize verir. Dinden ötürü harp açmayan, yerden ve yurttan etmeyen kâfirlerle harpılmamasını ve hem de onlara iyilik ve adaletli davranılmasını ulu Tanrı buyurmuştur.

Elbette Kur’an’da “cihad” kavramı bulunmaktadır ve bu kavram gerçekte fazlası vakit hatalı anlaşılmıştır. Bu sözcük ile kesinlikle fiziksel ve silahlı bir muhabereden bahsedilmez. Elbette fiziksel olarak harp kavramı da buna dâhildir ama bilimsel ve fikri harp temel cihattır. Son senelerde üstünde çok münakaşa yaratılan bu kavram gerçekte anlaşılması zor bir kavram değildir. Bazı kümeler terör estirmek amacıyla bu kavrama sığınıp saldırılar düzenlemekte ve bu kavramı anlamından çıkarmaktadır. Oysa fikir, ekonomik ya da bilimsel alanda oluşturulan mücadele ve karşı yönü bu yollarla mısra getirme asıl cihad kavramını oluşturur. Ama konumuz cihad olmadığı amacıyla bu cümlelerle henüz yetinelim.

Kur’an’ı kerim okunduğunda gayet iyi anlaşılacaktır ki, şayet size karşı fiziksel bir şiddet söz hususu değil ise karşı doğrultu ateist olmuş, kâfir olmuş ya da inancınızdan ötürü sizi en ağır sözlerle eleştiriyor dahi olsa katiyen fiziksel şiddet uygulanmaması gerektiği ayetlerle sabittir. İslam ve şiddet terstir. Bu hallerde yapılması gereken yalnızca fikri ve ilmi mücadeledir. Karşı yönü İslam’a çağrı etmektir ve güzel sözlerle yaptığının hatalılığını söylemek ve hatalılığını bilimsel açıdan meydana koymaktır. Yapılması gereken mücadele yalnızca budur. Ve ilaveten sabredilmesi ve tahammül edilmesi de Tanrı’ın bir emridir.

Yukarıda da belirtildiği gibi İslam dini bir barış dilidir ve haksız yere katiyen şiddete başvurmayı net olarak yasaklamıştır.

Hatta zalimlere bile sabır gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

0 YORUM VAR
SON YORUMLAR