Musa aleyhisselamın hayatı kısaca – İlahi Dünyası
Uygulamamızı İndirmek İster Misiniz? ▼
×
İlahi dünyasi

Musa aleyhisselamın hayatı kısaca

admin

229

Yok

Musa aleyhisselamın hayatı kısaca

Musa peygamber Beni İsrail’den İmran’ın oğludur ve Mısır’da doğmuştur. O dehemmiyetlerde İsrail oğullarının adedi Mısır’da artmış ve 12 kabile halunda yaşar durumda idiler. Yaşayan bu insanlara ö dehemmiyetde Beni İsrail Esbatı deniliyordu. Böylesine kalabalık duruma gelmeleri aynı bölümde yaşam sürdüren Kıptileri rahatsız eder olmuştu. Onlara eziyet ediyorlardı ve atalarının yaşamış bulunduğu yer olan Kenan iline gitmelerine sıksık engel oluyorlardı.

Bu dehemmiyetlerde Mısır kâhinlerinden bir zat Firavuna giderek İsrail oğullarından doğacak bir çocuğun Mısır devletinin çökmesine sebep olacağı verisini verdi. Bu kâhinin söylediklerine itibar edip inanan Firavun İsrail oğullarından doğan her erkek çocuğun öldürülmesini istedi. İşte, Hazreti Musa peygamber de tam bu dehemmiyetde dünyaya gelmiştir. Oğlunun öldürülmemesi amacıyla annesi Musa’yı bir sandık içerisine koymuş ve Nil nehrine bırakmıştır. Daha sonra sandık nehrin bir kenarında durmuş ve Firavunun karısı olan Asiye bu sandığı buldu ve açtı. Sandığın amacıyladeki bu nurlu çocuğu Asiye çok sevmiş ve onu evlat edinerek himayesine almıştır. Musa’nın annesi daha sonra bir yolunu bularak kendisini Musa’ya sütannesi seçtirmeyi başarmıştır.

Hazreti Musa istikbalte kendine düşman olacak Firavunun sarayında büyüdü ve günün birisinde İsrail oğullarından biri ile kavga eden bir Kıpti’ye tokat atmış ve yere düşürerek ölümüne namacıyla olmuştu. Musa yapmış bulunduğu bu davranıştan dolayı çok büyük bir pişmanlık amacıylae girdi. Firavundan korktu ve Medyan şehrine kaçtı. Burada Şuayip peygamberin kızı olan Safra ile evlendi. Daha sonra karısı ile birlikte Mısır’a dönmek maksadı ile yola koyuldu. Yolculuklarının bir yerinde Musa Tur dağına çıktı. Tur dağında iken Musa Tanrı’ın hitabına muhatap ve mazhar oldu ve kendine peygamberlik verildiğini öğrendi. Abisi Harun ile birlikte Firavunu İslam’a çağırma vazifiyeti kendine verildi.

O dehemmiyetde Mısır’da büyücülük çok yaygındı ve büyücülük çok ileri düzeydeydi ve büyücülere çok ehemmiyet veriliyordu. Musa’nın elinde taşıdığı asa Tanrı’ın izni ile dilediği vakit ile ejderhaya dönüşebiliyordu. Firavun Musa’nın gösterdiği bu mucizelere kuşkusuz itibar etmedi ve onları bir büyü zannetti. Ve derhal kendi büyücülerini çağırdı. Bu büyücülerin tamamı Musa’ya alan okumak istediler. Ancak büyücülerin tamamı Musa’nın asasının ejderhaya dönüştüğünü görünce hepsi iman ettiler. Bunun bir büyü olmadığını derhal anladılar ve kendi gerçekleştirdikleri gibi bir aldatmaca değil gerçek bir şey bulunduğunu anladılar ve imana geldiler.

Elbette kendisinin tanrı bulunduğunu savunan Firavun ile Kıpti’ler Musa’yı büyücülükle ve sahtekarlıkla suçladılar ve iman etmediler.
İslam Dinine Göre Musa Aleyhisselam

Ardından Musa peygamber İsrail oğullarını alarak Mısır’dan kaçtı. Firavun ve orduları derhal İsrail oğullarını yakalamak amacıyla peşlerine düştü. Musa peygamber ve birlikteindeki İsrail oğulları bir vakit sonra Süveyş denizinin kenarına ulaştı ve yol bundan sonra bitmişti. Ve arkalarından Firavunun yaklaştığını bildiğinden kaçacak hiçbir yeri kalmamıştı. Bu esnada asasını Tanrı’ın izni ile yere vurdu ve Tanrı’ın mucizesi yine tecelli ederek ve Süveyş denizi 12 yola ayrıldı. İsrail oğullarının her bir kolu bu yollardan birisine girdi ve karşı tarafa geçti. Firavun ve askerleri de açılan bu yollara girdi ve karşı kenara geçmek amacıyla yürüyüşe girişti. Ancak Firavun ve adamları denizin tam ortasında iken sular aniden kapandı ve Firavunla birlikte tüm askerleri boğularak öldüler. Bir vakit sonra tanrılık iddiasında olan Firavunun cesedi sahile vurdu. Tanrılık iddiasında olan ve kendini tanrı ilan eden Firavun hem oradaki insanlar amacıyla ve hem de istikbal nesiller amacıyla büyük bir ibret tablosu oldu.

İsa bu sayede Firavundan kurtuldu ve birlikteindekilerle birlikte salimen Tiyh sahrasına. İsrail oğullarını orada bıraktı ve Tur dağına çıktı ve burada 40 gün vakitsince Tanrı’a dualarla birlikte ibadet etti. Yüce Tanrı’ın hitabına mazhar oldu ve kendine Tevrat verildi.

Musa yine geri döndüğünde İsrail oğullarının çoğunun altından yapılma bir buzağıya taptığını gördü ve bu hal karşısında çok üzüntü duydu. İsrail oğulları Musa’nın geride bıraktığı Harun Peygamberin hiçbir öğüdünü dinlememiş ve böylesine bir sapkınlığın amacıylae girmişlerdi. Ancak ardından İsrail oğulları tövbekar oldular ve bağışlanma dilediler ve de bu dilekleri kabul oldu.

Musa peygamber rivayetlere bakılırsa Kenan iline yakın bir yerde 120 yaşında iken vefat etmiştir. Mısırdan çıkışının kırkıncı senesine rastladığı söylenir.

Musa’nın isimlerinden birisi de “Kelimullah”tır. Tanrı ile arada hiç bir araç bulunmadan ve kalitesi katiyen bilinmeyen bir biçimde direkt olarak konuştuğu amacıyla hazreti Musa’ya bu ad verilmiştir. O güne kadar hep dağınık bir durumda yaşamış olan İsrail oğullarını bir araya toplamış, onları esaretten kurtarmış ve özgürlüklerine kavuşturmuştur. Ancak daha ileri dehemmiyetlerde İsrail oğulları çoğu defa yoldan çıkmıştır, sapmıştır ve gerçek dinlerini unutmuşlardır. Esaretten esarete düşerek uzun seneler bir devlet sahibi olamamışlardır.

Musa peygamber büyük peygamberlerden bir tanesidir ve İslamiyet’te bulunduğu gibi Hristiyanlık ve Musevilik yönünden da peygamber olarak kabul edilir.

0 YORUM VAR
SON YORUMLAR