Niyet Nedir ? Nasıl Olmalıdır – İlahi Dünyası
Uygulamamızı İndirmek İster Misiniz? ▼
×
İlahi dünyasi

Niyet Nedir ? Nasıl Olmalıdır

admin

119

Yok

Niyet Nedir ? Nasıl Olmalıdır

Ameller iyi ve kötü diye iki kısma ayrıldığı gibi niyetler de aynı şekilde iyi ve kötü diye iki kısma ayrılır. Peygamberimizin sahih hadisinde söylediği gibi “ameller niyetlere göre dşayetlendirilir”

Niyet, kalbin bir eyleme yönelmesi olarak tanım edilebilir. Buradan yola çıkarak iyi niyet kavramını da “ ulu Tanrı’ın onayladığı amelleri yapmaya yönelmek” şeklinde tanım etmek mümkündür. Tanrı’ın rızasını kazanmak gayesi ile oluşturulan bir amelin netlikle akıl ve İslam dini süzgecinden geçirilmesi lazım olur. Dinimizin onaylamadığı bir amel esasen Tanrı’ın rızasını kazandırmaz zira dindeki prensipleri ve kuralları koyan esasen kendisidir.

İlahi buyrukları iyi niyet ile gerçekleştirme kuşkusuz ki bir ibadettir. Sevap kazandırır ve mükâfata erdirir.

Yüce Tanrı’ın rızasına yönelik zekât vermek bir aynı vakitte iyi niyetin bir sonucudur. Bir tolumda sosyal adaletin sağlanması amacıyla çalışmalar yürütmek gene bir iyi niyet göstergesidir.

Fakat aynı eylemler Tanrı rızası amacıyla değil de gerçekte toplum doğrulusunda saygın görünmek, çıkar ve rant elde etmek ya da ilgi görmek maksadı ile yapılırsa bu günahı gerektiren bir eylemdir ve oluşturulanın Tanrı katında hiçbir sayısal dşayeti yoktur.

Dolayısı ile burada peygamberimizin gene aynı hadisi döneme girmelidir ve tekrar edilmelidir. Ameller fakat niyetlere göre dşayetlendirilir. Bir amelde niyet gerçekte şahıssel bir çıkar sağlamaksa o amel iyi bir amel olmaz. Toplum nazarında iyi algılanması bir şeyi değiştirmez. Burada toplumun değil Tanrı’ın ne düşündüğü önemlidir. Çünkü Tanrı kalplerdekini en iyi bilen olmasından o ameli gerçekleştirenin gerçekte ne niyetle bunu yaptığını en iyi ulu Tanrı bilir.

Bir diğer konu ise bir bireyin iyi niyetle bir amel gerçekleştirme isteyp fakat bunu gerçekleştirememesidir. İslam’da İyi Niyet Kavramı: Peygamberimizin bu konuta da açık beyanı bulunmaktadır ve bireyin bu niyetinin Tanrı katında gerçekleştirilmiş bir amel gibi dşayetlendirileceğini söylemektedir.
Amellerle İyi Niyet

Bazı konularda hiçbir eyleme girmemek ve hiçbir amelde bulunmamakta gerçekte bir amel ve bir eylemdir. Tanrı’ın içki içilmemesi, zina edilmemesi, kumar oynamaması gibi net kurallarına uymak ve bu konuta riayet göstermekte gerçekte bir ameldir ve sevabı büyüktür. Birey zinadan uzak durarak, içki içmeyerek gerçekte bir amel gerçekleştirmiş olur ve Tanrı’ın bir emrini yerine getirmiş olur. Bir manada bir ibadeti yerine getirmiş demektir ve Tanrı katında büyük sevap kazanmış ve O’nun rızasına mazhar olmuş demektir.

Nisa suresi 31. Ayet bu konuta çok açıktır ve orada uzak durulması ve yapılmaması gereken büyük günahlardan kaçınmanın günahları örteceği ve bireyi cennete kavuşturacağı açık olarak belirtilmiştir.

İyi niyet konusu ile ilgili çok iyi anlaşılması gereken bir diğer konu ise bir bireyin iyi niyetle yasaklanan bir eylemi yerine getirmesi meselesidir. Bir mümin iyi niyetli bulunduğunu toplumsal yönden yatırımın önünü açıyorum diyerek faiz alamaz ya da veremez. Bir türlü evlilik nasip olmamış ama cinsel açlık çeken birisi “benim de ihtiyaçlarım var “diyerek zina yapamaz. Bu konuta sabretmesi lazım olur ve göstereceği bu sabrın da büyük sevabı bulunduğunu bilmelidir. Evlilik nasip olmadı ise bunun netlikle bir hikmeti bulunduğuna inanmalıdır. Yardımlaşma ya da iyi niyet göstergesi hedefi ile zalim olan birisinin ya da bir toplumun menfaatine olacak bir eylemde bulunamaz.

İslam’da İyi Niyet Kavramı: Hakkında ilahi bir buyruk olmayıp haram mı yoksa helal mi bulunduğu konusu ile ilgili din âlimlerince görüş birliği olmayan bir konunun iyi niyetle yerine getirilmesi de sevabı gerektiren bir haldir ve onlarda bir nevi ibadet sayılırlar.

Yasaklanmış bir şeyi yapmaya niyetlenen birisi daha sonra Tanrı korkusu ile bu eylemi gerçekleştirmekten vazgeçerse kötü niyet beslemesinden ötürü bir günaha girmiş olmaz. Günah yazılabilmesi amacıyla eyleme geçilmesi lazım olur. Çünkü şahıs amel üzere sorguya tabi tutulacaktır. Amel yoksa fiil de yoktur ötürüsı ile ortada bir suç ve günahta yoktur. Fakat yukarıda da arz edildiği gibi şayet birisi iyini niyetle bir amel gerçekleştirme istediği durumda şayet gerçekleştiremez ise amel yani fiil gerçekleştirilmemiş olmasına karşın Tanrı tekrar de onu yapılmış sayar ve bireyin sevap hanesine ekler. İşte Tanrı böylesine uludir ve böylesine kullarını sever. Çünkü O kullarının daima iyiliğini ister.

0 YORUM VAR
SON YORUMLAR